İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/19737 K.2013/3966

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2011/19737Karar2013/3966Tarih5 Mart 2013Okuma4 dk · 804 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/19737 E., 2013/3966 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Güveni Kötüye Kullanma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

804 kelime·4 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Somut olayda; sanığın, şikayetçi tarafından servis yaparken kullanması için kendisine teslim edilen çalıştığı ... yerine ait motorsikleti diğer sanıklara satmak şeklinde gerçekleşen eyleminde güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-)Sanığın, şikayetçiye ait motorsikleti sattığı kişilerin kimliklerini soruşturma aşamasında söylemesi nedeniyle, motorsikletin bulunarak şikayetçiye teslim edilmesine neden olduğundan, sanığın etkin pişmanlık gösterip göstermediğinin de değerlendirilerek, sonucuna göre 5237 Sayılı TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2- Tayin olunan gün para cezasının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

Karşı Oy:

5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin Etkin Pişmanlık başlığını taşımaktadır. Madde metninde yer alan “… bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi halinde …” cümlesi, maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun gerekli olduğunu açıkça göstermektedir. Bunlar:

1) Bizzat pişmanlık,

2) Aynen geri verme veya (geri vermenin mümkün olmaması halinde) tazmin,

Bu iki eylem sebep sonuç ilişkisiyle birbirine bağlıdır. Başka bir ifadeyle geri verme veya tazmin tek başına yeterli olmayıp, pişmanlıktan kaynaklanmalıdır. Zaten maddenin başlığında yer alan “etkin pişmanlık” isimlendirmesi, iade veya ödemeyi değil de pişmanlığı ön plana çıkarmıştır.

765 sayılı mülga Yasanın 523. maddesi, cezadan indirim için sadece geri verme veya ödemeyi esas almakta iken, yasa koyucu 5237 sayılı Yasanın 168. maddesi ile bu düzenlemeyi değiştirerek, pişmanlık gösterip, ıslah olma yolunda belirti gösteren suçluların daha az ceza almasını sağlamak istemiş, bu şekilde sanıkları pişmanlığa teşvik etmek suretiyle ıslaha yönlendirmek istemiştir.

İade veya tazmin, her ne kadar pişmanlığa delalet veya karine olarak kabul edilse bile bu düşüncenin doğruluğu olaylara göre değişebilir. Bazen iade veya tazminin pişmanlıktan kaynaklandığı söylenebilir fakat tüm olaylarda ödeme veya tazminin pişmanlıktan kaynaklandığını ileri sürmek ve bu şekilde bir kural oluşturmak bizi doğru sonuçlara götürmez. Bu nedenle her olayda sanığın davranışlarını bir bütün olarak ele alıp, iade veya tazminin pişmanlıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ayrı ayrı belirlemek gerekmektedir. Örneğin:

- İnkârda diretilmesi,

- Mağdurun tehdit edilerek şikayetten vazgeçmesinin veya ifade değiştirmesinin sağlanması,

- Ödemenin sanık yerine başkası tarafından resen yapılması,

- Suçun teşebbüs aşamasında kalması,

Durumlarında geçerli bir iade veya tazminden, yahut sanığın pişmanlığından söz etmek mümkün değildir.

Somut olaya gelince;

1- Sanık, mağdura ait motosikleti sattığı halde, emanet bıraktığını söyleyerek suçunu inkar etmeye devam ettiğinden, ifadesinde nedamet belirtisi bulunmamaktadır.

2- Sanık sadece motosikleti verdiği kişilerin adını vermekle yetinmiş olup, bu kişilerle tanıştığı halde, onlardan geri alıp mağdura iadede bulunmamıştır. Sanıktan başka birisi tarafından yapılan iade ise sanığın iadesi olarak değerlendirilemez. Kaldı ki, sanık tarafından satılan motosiklete, satın alan kişinin elinde iken, zabıtanın el koymasına “sanığın iadede bulunduğu” anlamını yüklemek çok zorlama bir yorum olur.

Sanığın suç eşyasını sattığı kişilerin isimlerini söylemesi üzerine, mağdura ait eşyaya ulaşmak her zaman mümkün olmayabilir. Eşyanın ele geçirilememesi, bazen fazla el değiştirmesinden, bazen de yeni malikin iadeden kaçınmış olmasından kaynaklanabilir.

Bilindiği gibi; taşınır mallarda mülkiyet zilyetliğin devri ile geçer. Satılan eşya suç eşyası olsa bile iyi niyetli üçüncü kişiler malik sıfatını kazanırlar. Bu gerçeğe rağmen, sanıkların sadece suç eşyasını teslim ettikleri kişilerin isimlerini vermekle yetinmeleri, geçerli bir iade olarak kabul edilirse, aynı durumdaki sanıklara farklı uygulamalar yapılması gibi faklı sonuçlarla karşılaşılması kaçınılmaz olur. Mesela aynı durumda olan iki sanık düşünelim.

Her ikisi de mağdura ait eşyaları sattıkları kişilerin isimlerini söyleyip yer göstermede bulunmuş olsunlar. Fakat satın alanlardan birisi eşyayı iade ederken diğeri, “iyi niyet ve mülkiyet” karinesine dayanarak iade etmekten kaçınmış olsun. Bu durumda, sanıklardan her ikisi hakkında 168. maddenin uygulanması mümkün olmadığına göre, aynı tavrı gösteren sanıklardan birisine farklı uygulamada mı bulunacağız?

Yasanın çok açık ve anlaşılabilir nitelikteki hükümleri, sanıklar lehine yorumlarla genişletilmeye çalışılırsa, yukarıda verilen örnekte olduğu gibi çıkmaza düşülmesi kaçınılmaz olur. Aynı zamanda, zorlama yorumlarla yasa metnine başka anlamlar yüklemek suretiyle 5237 sayılı Yasının 168. maddesi ile getirilen değişikliği geçersiz kılıp, bir nevi mülga ceza yasasının 523. maddesinin uygulanmasına devam edilmesi, yasa koyucunun görev alanına müdahale anlamı taşır.

Sonuç olarak;

Yargılama konusu olayda gerek pişmanlık, gerekse geçerli bir iadeden söz etmek mümkün olmadığından 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin uygulama alanı bulunmamaktadır. Bu nedenle sayın çoğunluğun bu konudaki bozma kararına katılmıyorum.

... · 15. Ceza Dairesi Üyesi · (Karşı Oy)

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19737, K. 2013/3966, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/19737
Karar No
2013/3966
Tarih
5 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/19741 K.2013/10481
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/19743 K.2013/2486
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/19744 K.2013/3940
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/19748 K.2013/3941
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/19750 K.2013/4121
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/19751 K.2013/3836

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.