KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20122 E., 2013/4689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın "..." ağacı-odunu almak istediğini öğrendiği katılana "amcamın vekiliyim, onun bahçesinde var, Orman İşletme Şefliğinden gerekli izni alarak sana satabilirim." deyip ilk etapta katılandan izin işlemleri masrafı adı altında belli miktar parayı aldıktan sonra, geçen zaman içinde resmi işlemler yürüyor veya yeniden almak gerekiyor gibi sözlerle birden fazla para almak ve fakat vaat ettiği odunu temin ve aldığı paraları iade etmemekten ibaret eyleminin "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıda yazılan eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılanın sanığa "birkaç defa para verdiği" kabul edilmesine rağmen, TCK'nun 43. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20122, K. 2013/4689, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama