KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20752 E., 2013/5096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, yolda gördüğü hurdacılık yapan katılana, elinde bulunan bakırları satacağını söyleyerek cep telefon numarasını aldığı, aynı gün akşam katılanı arayarak oturduğu apartmanın adresini verdiği, katılan ile apartmanın önünde buluştuktan sonra birlikte apartmana girip üçüncü kata çıktıkları, sanığın dairenin kapısını açtıktan sonra katılana hurdaları hazırlayacağını, aşağıda beklemesini söylediği, bir süre sonra aşağı inip abisinin paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek,
vereceği hurdaların karşılığında katılandan 220 TL para alarak tekrar yukarı çıktığı, katılanın, sanığın geri dönmemesi üzerine apartmana girerek yukarı çıktığı sırada, merdiven boşluğunda gizlenen sanığın apartmandan çıkarak kaçtığı şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde belirtilen belirli haklardan yoksun bırakma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, sanığın TCK' nın 53/1 maddesinin (b) bendindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20752, K. 2013/5096, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama