KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20756 E., 2013/4859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/8-183 Esas, 2011/304 Karar ve 27.12.2011 tarihli kararında da açıklandığı üzere erteli para cezasından ibaret mahkûmiyeti bulunan sanığın, beş yıllık deneme süresi içinde incelemeye konu dosyadaki suçu işlemesi nedeniyle, mahkemesine ihbarda bulunulması yerine, aynen infazına karar verilmesinin usul ekonomisi de gözetildiğinde daha isabetli olacağının kabulü ile tebliğnamedeki 2 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık ...'ın, aralarındaki akrabalık bağına dayanarak müştekilerden ihtiyacı olduğu gerekçesiyle römorklarını kısa süreliğine güven tesis ederek istediği müştekilerin römorklarını sanık ...'a verdikleri sanık ...'ın ise bu römorkları kısa aralıklarla römorkların kendisine ait olmadığını bilen kararı temyiz etmeyen diğer sanık ...'e değerinin altında sattığı ve teslim ettiği şeklindeki eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20756, K. 2013/4859, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama