KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/23350 E., 2013/7996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
03/04/2007 tarihinde emekli maaşını bankadan çeken şikayetçinin yanına gelip oğlunu tanıdığı yönünde beyanlarda bulunarak şikayetçiye güven telkin eden ve fakir bir aileye yardımda bulunacaklarını, tanıdığı olup olmadığını soran sanıkların, 4.000,00 TL parayı şikayetçiye verip hocaya okutacaklarını söyleyerek şikayetçinin 1.800,00 TL parası ile birlikte geri aldıktan sonra kaçarak olay yerinden uzaklaştıkları olayda, eylemin 5237 sayılı TCK.nun 158/1-a maddesinde öngörülen “dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/23350, K. 2013/7996, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama