KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/24343 E., 2013/8421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın hangi şekilde ve kimden temin ettiği belirlenemeyen, daha evvel şikayetçi ...'ın aracından çalınan çekin arka yüzüne kendisi ve tanık ...'nın isimlerini yazıp, kendisi adına cirolayıp, ... adına ise belirlenemeyen bir şahsa imza attırıp cirolayarak şikayetçi ...'den satın aldığı kömür karşılığında verip kullanması şeklinde gelişen olayda mahkemenin "resmi belgede sahtecilik" suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında "banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara
inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dolandırıcılık suçuna ilişkin bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi, mağdur veya bir başkasına verilen zarar, sanığın hileli söz ve davranışlarından sonra ve bu nitelikteki söz ve davranışların sonucu oluşmalıdır. Önceden oluşmuş bir zarar, veya doğmuş bir borç için, sanığın müştekiye karşı hileli davranışlarda bulunması halinde, dolandırıcılık suçu oluşmaz. Zira karşı taraf, zararın veya alacağının varlığından haberdar olup zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu oluşmamıştır.
Somut olayda, sanığın şikayetçiden satın aldığı kömür karşılığında borcunun bir kısmını peşin ödeyip, bir kısmı için ise senet vermesi, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine protesto edilmesi sonrası sanığın bu kez ödeyemediği senetlerin yerine suça konu sahte çeki vermesi, böylelikle sanığın önceden doğmuş bulunan borcuna karşılık sahte çeki kullanmış olması karşısında unsurları itibarı ile oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/24343, K. 2013/8421, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama