KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/24865 E., 2013/8278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, sıvacılık işi yapan müştekiye, babasının inşaatının bakım ve onarım işini yapıp yapamayacağını sorduğu, müştekinin anlaşmaları halinde yapacağını söylemesi üzerine sanığın, müştekiyi aracıyla babasına ait olduğunu belirttiği Konya'da bulunan bir binanın önüne götürdüğü ve...isimli işyerinin üzerindeki daireyi sıvası yapılacak daire olarak müştekiye gösterdiği, sanığın, müştekiye, babasının az sonra geleceğini ve onu beklemeleri gerektiğini söylediği, bu arada sanığın, para bozdurmak üzere markete gittiği, geri geldiğinde parayı bozduramadığını söyleyip üzerinde bulunan yabancı parayı bozup bozamayacağını sorduğu,
müştekinin, aralarında gerçekleşecek iş ilişkisine, sanığın arabasının ve kılık kıyafetinin düzgün olmasının sağladığı güven ile bunu kabul ettiği ve sanığın verdiği, üzerinde... seri numaralı 1.000 SFR JUGOSLAVİJA ibaresi bulunan parayı alıp karşılığında 2.300.00 TL verdiği, sanığın, "babam geliyor iki dakika bekle" diyerek oradan ayrıldığı ve bir daha gelmediği,
böylece sanığın, hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve sanığın teşhise elverişli fotoğrafından kesin olarak teşhisin yapılmış olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/24865, K. 2013/8278, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama