KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25618 E., 2013/10505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık tarafından Av. ... adına verilmiş vekaletname dosya içerisinde bulunduğundan, adı geçen sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin reddine dair 22.10.2008 tarihli ek kararın kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin ... Barosuna bağlı olarak Karacasu İlçesinde avukatlık yaptığı, olay günü sanığın, şikayetçinin bürosuna gelerek Nazilli İlçesinde bulunan bir yakınının boşanma davası hakkında görüşmek istediğini, bu işin anlaşmalı boşanma şeklinde olacağını, davalıya 39.000 Euro para verileceğini, Almanya'dan gelecek parası olduğunu bunu kardeşi ile göndereceğini, vekaletnameyi boşanacak kişinin o zaman göndereceğini belirtmesi üzerine,
şikayetçinin, bu iş karşılığında 1000 TL alması hususunda sanık ile anlaştıkları, bir gün sonra sanığın numarası tespit edilemeyen bir telefon ile şikayetçiyi arayarak kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp şikayetçi hesabına 40.000 Euro paranın yattığını söylediği, aradan kısa bir süre sonra geçtikten sonra ise sanığın telefonda bu defa kendisini tanıtarak şikayetçiye hesabına para yatıp yatmadığını sorduğu, bunun 1.000 Euro'su senin olsun dediği,
5-10 dakika sonra yeniden şikayetçinin cep telefonunu arayarak acil paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek 4-5 bin TL para istediği ve bunu Nazilli’ye yatan paranın içinden sonradan alabileceğini söylediği, şikayetçinin bu şekilde dava almadığını söylemesi üzerine sanığın “2000 TL’de mi veremezsin” dediği, şikayetçinin talebi kabul etmeyerek telefonu kapattığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/25618, K. 2013/10505, 5 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama