KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25653 E., 2013/9165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5320 saylı yasanın 8/1, 1412 sayılı CMUK'nun 318/1 ve 5271 sayılı CMK'nun 299.maddeleri uyarınca, tayin olunan cezanın nevi ve süresine göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilmekle yapılan temyiz incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.12.2012 gün ve 2012/13-1315 1871 ve 29.09.2009 gün ve 91-212 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK'nun 231.maddenin 9. fıkrasındaki, “altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen giderilmesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir” şeklindeki düzenleme nedeniyle zararın denetim süresi içinde taksitler halinde ödenmesine karar vermek suretiyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verme imkanı bulunmaktadır.
Ancak bu ihtimal, sanığın zararın tamamını giderme yönündeki samimi iradesine karşın zarar miktarının derhal ödemeyi imkansız kılacak şekilde büyük olması ve failin ekonomik durumu gibi nedenlerle zararın bir defada karşılanamaması durumunda söz konusu olabilecektir.
Sanığın zararı karşılayacağına ilişkin herhangi bir savunmada bulunmadığı gibi, ödeme yönünde bir irade de ortaya koymadığı, temyiz dilekçesinde de zararın giderilmek istendiği ya da bu konuda süre istendiğine ilişkin bir açıklamanın yer almadığı ve inceleme tarihine kadar bu yöndeki bir iradenin ya da talebin dosyaya ulaşmadığı anlaşıldığından, olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif şartlarından birisi olan mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği görülmekle, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda, katılanın sahibi olduğu ...'da çalışan sanığın, katılanın fatura yatırmak üzere kendisine verdiği 700 TL parayı alarak işyerinden ayrıldığı ve daha sonra geri dönmediği olayda; "güveni kötüye kullanma" suçunun oluştuğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/25653, K. 2013/9165, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama