KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25940 E., 2013/9242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; emlakçı olan sanık ...'in katılanlar ... ve ...'ın farklı tarihlerde kiralık ev için kendisine başvurmaları üzerine, gerçekte kiralık olmayan evleri dışardan gösterip, içerisinde kiracı olduğunu boşaltacağını söyleyerek, anahtarın ev sahibinde olduğunu gelince alacağını bildirerek kira parası ve komisyon adı altında para aldığı, katılanların gösterilen evlere gidip araştırdıklarında evlerin kiralık olmadığını, bu konuda sanığa herhangi bir yetki verilmediğini öğrendikleri ve sanıktan verdikleri parayı istediklerinde kendilerine iade etmediği, bu şekilde sanığın hileli davranışlarla katılanlardan ayrı ayrı haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılan ...'a yönelik eylemde, etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı gözetilmeden hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçuna ilişkin hüküm fıkrasından sırasıyla "40 gün", "13 gün" ve "260 TL adli para cezası" ifadelerinin yerine, sırasıyla "5 gün" ve "1 gün" ve "20 TL adli para cezası" yazılarak,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/25940, K. 2013/9242, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama