KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/26172 E., 2013/9265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirten şikayetçinin bu isteği ile ilgili mahkemece bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı yasanın 237/2.maddesi gereğince katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılanı uygun bir kızla evlendireceğini, bunun için ziynet eşyası alması gerektiğini söyleyerek evlendireceğini söylediği kızın ve babasının yanında eşyaları aldığı, sonrasında evliliğin gerçekleşmediğini söyleyerek menfaat temin ettiği iddia olunan olayda, sanığın cezalandırılmasına yeterli nitelikte kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/26172, K. 2013/9265, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama