KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/65526 E., 2013/9286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...’ın, 1929 doğumlu olan mağdurun yanına yaklaşarak kendisine hayır için 70,00 TL vereceğini söylediği ve mağdura 100 TL’yi bozdurup bozduramayacağını sorduğu, mağdurun sanığa 50 TL vererek başka bozuk parasının olmadığını belirttiği, bunun üzerine sanığın, mağdura 50 TL’yi bozdurup geri geleceğini söyleyerek oradan uzaklaştığı ve mağdurun parasını geri vermeyerek kendisine menfaat temin ettiği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/65526, K. 2013/9286, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama