KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66025 E., 2013/11029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Temyiz talebinde bulunmayan sanık ..., İran vatandaşı olan katılanı telefonla arayarak yanında çoban olarak çalıştığını söylediği, ancak gerçekte oğlu olan sanık ...'in tarlada altın bulduğunu, altınları satmak istediğini söylediği, teklifi kabul eden katılan akrabalarına
telefon ederek 25.000 TL para bulmalarını istediği, 29.08.2005 günü katılanın İran'daki yakını, bu parayı Ağrı'ya getirerek katılana teslim ettiği, katılan parayı aldıktan sonra Sanık ... ve onun çağırdığı sanık ... ile buluştuğu, taraflar bir süre pazarlık yaptıktan sonra, 22.000 TL'ye anlaştıkları, katılanın 130 TL kapora verip kalan kısmını altınları alınca vereceğini söylediği, katılan ve sanıklar, sanık ...'e ait araca binerek yola çıktıkları Sanık ... arabada katılanın elinde bulunan içerisinde 20.500 TL olduğu belirtilen siyah poşeti alıp diğer sanık ... vererek altınları getirmesini söylediği,
sanık ... parayı aldıktan sonra sanık ... ve katılanın yanından ayrıldığı, bir süre sonra da sanık ...'i arayıp önceden belirledikleri şekilde ”İran'lı parayı eksik getirmiş" diyerek altın getirmediği, sanık ...'de ben sana parayı getireceğim diyerek katılanın yanından ayrıldığı, sanık ...'in bir süre sonra katılanı arayarak, “ortalık sakinleşsin, ben altınları getireceğim, ... aradan çıksın" dediği, ancak bir daha ulaşılamadıkları anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66025, K. 2013/11029, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama