KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66372 E., 2013/10249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, daha önce TEDAŞ adına elektrik kesme ve bağlama işlerini yapan ... Ltd.
Şti.'nde çalıştığı, bu şirketten 23 Temmuz 2008 tarihinde ayrıldığı ve şirkete ait kimlik kartını iade etmediği, 2008 yılı Ağustos ayında şikayetçilerin birçoğunun ikamet ettiği Işıklar Mahallesi Muhtarı'na giderek kendisinin TEDAŞ'ta çalıştığını söyleyerek kaçak yapılara elektrik aboneliği konusunda af çıktığını, affın kısa süreli olduğunu, aftan yararlanmak isteyen kişilere yardımcı olabileceğini söylediği, Işıklar Mahallesi muhtarı aracılığı ile şikayetçilerle tanışarak şikayetçilere ...
Ltd. Şti.'nden almış olduğu yaka kartını da kullanarak kendisinin TEDAŞ'ta çalıştığını söyleyip abonelik yaptırmaları konusunda yardımcı olabileceğini, TEDAŞ'ta tanıdığı arkadaşlarının olduğunu beyan ederek ... sağladığı, abonelik işlemlerini yaptırmak amacı ile gerekli olan tapu kayıtları, ikametgah, nüfus ve elektrik fatura suretleri ile birlikte abonelik ücreti ve meskende yapılacak sayaç takma ve bağlantı işlemleri için çeşitli ücretler aldığı,
şikayetçilerin ikametgahlarında bir takım elektrik işlemlerini yaptığı, ancak herhangi bir şekilde elektrik aboneliği için başvuruda bulunmadığı ve şikayetçilerin kendisine ulaşmak istediğinde telefonlarına çıkmadığı olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından şikayetçiler ..., ..., ...,..., ..., ..., ve ...' e karşı eylemlerinden dolayı sanığa verilen adli para cezasına ilişkin "30 gün" "10 gün” ve “200 TL" adli para cezası teriminin çıkartılarak yerine, "5 gün",
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66372, K. 2013/10249, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama