KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/66592 E., 2013/10096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önceden tanıdığı katılanın yanına giderek kendisinde satılık daire olduğunu söyleyip katılana tapu kaydı gösterdikten sonra konutun gerçek değerinin 100.000 TL olduğunu, kendisine 70.000 TL'ye satabileceğini söylemesi üzerine katılanın üç ayrı defa da olmak üzere 60.000 TL 'yi elden vererek ayrıca kalan miktar için kendi adına kayıtlı aracının satışını yapması amacıyla sanığa vekalet verdiği,
aynı gün aracı satan sanığın ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66592, K. 2013/10096, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama