KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66711 E., 2013/10969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Galericilik yapan sanık ...’ın, katılana ... plaka sayılı dorseyi 24.06.2008 tarihinde Karaman 1.Noterliğinde sattığı, aynı gün diğer sanık ...’ın suça konu dorse üzerine Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinde ihtiyati haciz koydurduğu, satış işlemini yapan sanık ...’ın ertesi gün kendisine hiçbir tebligat yapılmaksızın kendisi hakkında yapılan icra takibini ve suça konu dorse üzerine konulan ihtiyati haczi öğrenerek icra takibi ile ihtiyati haczi kabul ettiği ve diğer sanığın yatırmış olduğu teminatın iadesine muvafakat gösterdiği,
katılanın 25.06.2008 tarihinde aracın devrini üzerine tescil ettirmek için trafik tescil şubesine gittiğinde dorse üzerindeki ihtiyati haczi öğrendiği ve suç duyurusunda bulunduğu, bu şekilde sanıkların kendi aralarında muvazalı olarak 14.06.2008 vade tarihli 5000 TL. bedelli bono düzenleyip, satışını verdikleri araca aynı gün ihtiyati haciz koydurarak katılanı dolandırmaya çalıştıklarının iddia edildiği somut olayda; sanık ...’ın, 5.000 TL’lik senet karşılığı alacağı olduğundan ve vadesinde sanık ...’ın bu senedi ödemediğinden dolayı satacağını duyduğu dorse üzerine haciz koydurduğunu beyan etmesi,
sanık ...’ın ise borcu olduğundan dolayı sanık ...’in yapmış olduğu icra takibini ve haciz talebini kabul ettiğini, on gün kadar sonra da borcunu ödediğini ifade etmesi karşısında, sanık ...’in dosyaya ibraz etmiş olduğu diğer sanık ...’dan alacağına ilişkin 5.000 TL’lik senedin sonradan ve gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğine dair herhangi bir delil olmadığı gibi önceden vermiş olduğu borç paraya karşılık olarak alındığı belirtilen senedin muvazaalı düzenlendiğine dair savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik
görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66711, K. 2013/10969, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama