KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/67833 E., 2013/11414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde müştekinin aracı ile tek taraflı trafik kazası yaptığı, olay yerine oto kurtarıcı olarak sanığın geldiği, aracı kurtarmasından sonra müştekiden aracın kaskosunun bulunmadığını öğrenmesi üzerine kasko işlerinde yardımcı olabileceğini söyleyerek iki üç kişiyle telefon görüşmesi yaptığı, olaydan bir gün sonra müşteki ile buluşarak bir sigorta poliçesi tanzim ettiğini ve bunun karşılığı olarak 1.250 TL aldığı, üç gün sonra müştekiye eksper tarafından aranacağını söylediği, bu olaydan sonra iletişim tespit raporlarından da anlaşılacağı üzere sanık tarafından kullanılan telefon numaralarıyla müştekinin
arandığı, bu şekilde müştekiden toplamda 2.300 TL aldığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır
Sanığın, eylemi teselsül ettiği halde hükmolunan cezasının zincirleme suç hükümlerine göre artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK uyarınca sanığa verilen 10 ay hapis cezasının günlüğü 20.00 TL den paraya çevrilmesi sırasında, hesap hatası sonucu 6000.00 TL yerine, 6500.00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/67833, K. 2013/11414, 19 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama