KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/10778 E., 2014/5161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2011/241060
- Mahkemesi
- Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 10/03/2011
- Numarası
- 2010/293 (E) ve 2011/85 (K
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için. Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
S.. M..ne başvuran sanığın, U... köyü Ç... mevkiinde bulunan 86-371-484 ile Beylerbeyi köyünde bulunan 1961-1962 parsel sayılı arazilerine pamuk ekimi yaptığına dair beyanda bulunarak 2009
yılı için üreticilere destek primi verilmesine ilişkin tebliğden yararlanıp yakıt ve gübre yardımı talebinde bulunduğu, sanığa 4.008 TL mazot ve kimyevi gübre desteği ödendiği, mahallinde yapılan keşif sonunda pamuk ekimi yaptığını beyan ettiği arazilerde pamuk ekimi yapılmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi üzerine kütlü pamuk destek primi ödenmediği, bu şekilde gerçekleşen eyleminin zincirleme şekilde kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunun iddia edildiği olayda.
2009 Yılı Ürünü Kütlü Pamuk, Yağlık Ayçiçeği, Soya Fasulyesi, Kanola, Dane Mısır, Aspir ve Zeytinyağı Üreticilerine Destekleme Primi Ödenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliğinin 4. maddesine göre alım satım işlemlerinin belirlenen usul ve esaslara uygun gerçekleşmesi koşuluyla dane mısır üreticilerinin de prim ödemelerinden yararlanacağının belirtildiği,
yine Çiftçi Kayıt Sistemine Dahil Olan Çiftçilere Mazot, Kimyevi Gübre ve Toprak Analizi Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğin 5. maddesinde de çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan üreticilere tarımsal faaliyette bulunmak koşuluyla destekleme primi ödeneceği belirtilmiş olup çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan sanığın, destekleme priminden yararlanmak için ilçe tarım müdürlüğüne bildirdiği arazilerinde tahkim komisyonu tarafından tutulan tutanaklar ile mahallinde keşif yapılarak düzenlenen bilirkişi raporlarında tarımsal faaliyette bulunduğu ve 2009 yılında mısır ekimi yaptığının tespit edildiği,
bu halde 2009 yılına dair destekleme primi ile mazot ve kimyevi gübre ödemelerinden yararlanacağının anlaşılması karşısında unsurları oluşmayan dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/10778, K. 2014/5161, 19 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama