KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/11445 E., 2014/5291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait cep telefonunu birkaç gün sonra iade etmek üzere ödünç almasına rağmen geri getirmediği somut olayda; sanığın suça konu cep telefonunu bir süreliğine ödünç alıp eşine verdiğini, ancak eşinin şehir dışında olması nedeni ile geri alıp sahibine iade edemediğini söylemesi karşısında güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesi gereğince sanık hakkında hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/02/2013 tarih 2012/13-1438 E 2013/53 sayılı kararında açıklandığı üzere hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği ve sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek ilamlarının bulunması karşısında, tebliğnamedeki tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmediği ve onaylı suretleri getirtilmediğinden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/11445, K. 2014/5291, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama