KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/12218 E., 2012/42587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Rüşvet almak, vermek ve aracılık etmek, resmi belgede sahtecilik, kamu kurumunu dolandırmak, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak, bilişim sistemi verilerini değiştirme, özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar, beraat, mahkumiyet
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında rüşvet almak,resmi belgede sahtecilik, suçlarından mahkumiyet, bilişim sistemi verilerini değiştirme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar,sanık ... hakkında rüşvet vermek, resmi belgede sahtecilik,
hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet,özel belgede sahtecilik suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar,sanık ... hakkında rüşvet almak ve rüşvete aracılık etmek,resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet,sanık ... hakkında rüşvet vermek suçundan mahkumiyet,sanık ... hakkında rüşvet vermek suçundan mahkumiyet,resmi evrakta sahtecilik suçundan verilen beraat,sanıklar ...,...,... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ... vekili, katılan ... Hizmetler İşçileri sendikası vekili,katılan ... vekili,katılan ...
vekili,sanıklar müdafiileri yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen makumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında 53. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin mahkumiyetin yasal sonucu olması nedeniyle kazanılmış hakka konu olmayacağı, kararda TCK.nun 53/5 maddesinin uygulanmaması yalnız başına bozma nedeni teşkil etmeyeceği ve mahallinde bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda. Sosyal Güvenlik Kurumuna ait Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezi Tescil ve Genel Sağlık Sigorta Servisinde memur olarak çalışan sanık ...'in bu kurumun Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinde memur olarak görev yapan sanık ...'la birlikte hareket ettikleri,sanık ...'ın kendisine gelen ...’dan ortağı olduğu ... Emlak İnşaat Turizm San. Ltd. Şti. nin SGK ya ait,...’dan ortağı olduğu SGK ya ait ve ...'ın ...
İnşaatın SGK ya ait prim borçlarını sanık ...'in sileceğini söyleyip kendilerinden değişik miktarlarda para aldığı bu parayı sanıkların aralarında paylaştıkları,sanık ...'in daha önce çalıştığı serviste bulunan arkadaşı katılan ...'ın şifresi ile katılanın haberi olmaksızın kurum bilgisayar sistemine giriş yaparak sistemdeki borçları sildiği ayrıca yine aynı kurumda veznedar olarak görev yapan müşteki ...'a ait kaşenin sahtesini yapmak suretiyle, bilgisayardan ödeme dekontları çıkartarak,kaşeleyip bu belgeleri şahıslara verdiği,
sildiği borçları daha sonra sisteme tekrar yüklediği olayda nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/12218, K. 2012/42587, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama