KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1253 E., 2013/15387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçinin işyerini arayıp yiyecek siparişi verdiği, bozuk parasının olmadığını söyleyerek, 100,00 TL para üzeri göndermesini istediği, apartmanın kapısında bekleyen sanığın siparişi getiren çırak ...'dan paranın üstünü alarak, siparişleri yukarı çıkarmasını, parasını eşinin vereceğini söylediği, çırağın çıktığı dairede oturanların sipariş vermediklerini söylemeleri üzerine aşağı indiğinde sanığın ortadan kaybolduğunu gördüğü somut olayda; sanığın ikrarı karşısında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1253, K. 2013/15387, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama