KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/12942 E., 2014/4938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/75961
- Mahkemesi
- Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 28/01/2010
- Numarası
- 2009/229 (E) ve 2010/83 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Sanık Bahtiyar hakkında kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 16/06/2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP'tan temin edilen 17/03/2014 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. Maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2)Sanık Faruk hakkında kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi'nde bulunan M.. M.. Turizm ve T.. Turizm firmalarını merkez şubeden aradığını söyleyen şahsın, müşteki Nahat'a A.. Gazetesi'nden bir kişinin geleceğini ve reklam için, müşteki Savaş'a da şirkete ödül verileceği için gelen kişiye davetiye parası olarak 90 TL vermesini söylemesi üzerine, müştekilerin gelen sanığa 90'ar TL verdikleri şeklinde gerçekleşen eyleminin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, Ancak;
a-Sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulaması yapılırken, sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatin oluştuğu, CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama nedeninde ise sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatin oluşmadığı gerekçe gösterilerek çelişkiye düşülmesi,
b-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/12942, K. 2014/4938, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama