KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1479 E., 2013/20121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...’in, temyiz dışı ... ile birlikte yolda yürüyen mağdur ... ile tanık Burak'ın önüne geçip "nasılsınız, nerelisiniz" şeklinde sohbet edip yakınlık kurmaya çalıştıkları, belli bir samimiyetten sonra da kendilerinin inşaat işçisi olduklarını ve patronlarının paralarını ödemediğini söyleyerek kendilerini acındırdıkları, daha sonra paralarını istemek için patronlarıyla görüşme yapmak bahanesiyle Muhittin'den telefonunu istedikleri ve bir numaraya çağrı bıraktıkları, bir süre sonra Muhittin'in telefonunun çalması üzerine karşı taraftaki şahısla görüşmeye başladıkları,
görüşme sırasında mağduru başka bir kişiden alacakları olduğu yönünde ikna edebilmek amacıyla sözler uydurdukları, telefon görüşmesi bittikten sonra telefonu Muhittin'e iade ederek ayrıca güven sağladıkları ve devamında “Parayı alacağımız yer yakındaymış,
oraya kadar birlikte gidelim, gerekirse oradan tekrar telefon ederiz” dedikleri, hep birlikte sanıkların önceden belirledikleri ve arka tarafından çıkışı bulunan bir binanın önüne gittikleri, bu sırada önceden yapılan plan gereği telefonun karşı taraftan tekrar çaldırıldığı ve ...’nun telefonu alarak karşıdaki meçhul şahısla konuşuyormuş gibi yapıp binanın içersine girdiği, bir süre sonra da diğer sanık ...'yi çağırdığı, Hayati'nin mağdura "Siz burada bekleyin, içeri girerseniz ayıp olur, ben gidip geleyim diyerek" yanlarından ayrıldığı,
bir süre beklemelerine rağmen, gelmemeleri üzerine mağdur tanık Muhittin ile tanık Burak'ın da binaya girdikleri, fakat arka kapıdan çıkmış olmaları nedeniyle onları bulamadıkları anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1479, K. 2013/20121, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama