İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/14917 K.2013/17196

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 206

Esas2012/14917Karar2013/17196Tarih11 Kasım 2013Okuma4 dk · 716 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2012/14917 E., 2013/17196 K.·Kamu Kurum Ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Fikri Sahtecilik Denetim Yükümlülüğü Hilenin Boyutu

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

716 kelime·4 dk okuma

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 206

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158

"İçtihat Metni"Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandı ra bilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarakdolandırıcılıksuçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.

Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.

Sanıkların, görev yaptıkları PTT Genel Müdürlüğü'ne vermiş oldukları tedavi yardımı beyannamelerinde bakmakla yükümlü oldukları kişiler arasında SGK'da çalışan yakınlarını gösterdikleri, sanıklardan Abdurrahman, Turgut, Yusuf, Durmuş, Davut, Sabri, Orhan, Hüsamettin, Nevzat, Günay'ın anılan müdürlüğün sağlık hizmetlerinden yararlanma hakları bulunmayan yakınlarını tedavi ettirmek suretiyle PTT idaresini zarara uğrattıkları, sanıklardan Abdullah, Ali, Ahmet, Halil, Aziz, Hikmet'in ise tedavi yardımı beyannamelerinde bakmakla yükümlü gösterdikleri SGK'da çalışan yakınlarının herhangi bir tedavi yardımından yararlanmadıklarının iddia edildiği olayda;

Her ne kadar tebliğnamede, sanıkların eyleminin, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu yönünde görüş belirtilmiş ise de. 5237 sayılı TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir.

Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise bu maddede tanımlanan suçun oluşmayacağından hareketle; kurum yetkililerinin, sigortalı kişiler ile yakınlarının başka sosyal güvenceleri olup olmadığını denetleme ve kontrol yükümlülüklerinin bulunması nedeniyle, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluştuğundan bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

1- Sanıklar Abdurrahman, Turgut, Yusuf, Durmuş, Sabri, Orhan, Hüsamettin, Nevzat haklarında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve dolandırıcılık; sanıklar Abdullah, Halil, Ali, Ahmet, Aziz yönünden resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan; sanık Davut hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıkların, bakmakla yükümlü olarak gösterdikleri SGK çalışanı olan yakınlarının PTT Genel Müdürlüğü'nün sağlık hizmetlerinden yararlan masalar bile kendi sosyal güvenceleri kapsamında söz konusu tedavi giderlerinin yine kurumca karşılanmasının gerekeceği, nitekim suç tarihinden sonra sosyal

güvenlik hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde birleştirilmesi sonucunda harcamaların ortak bir kaynaktan yapılması nedeniyle kurumun herhangi bir zararının oluşmayacağı, kurum yetkililerinin, sigortalı kişiler ile yakınlarının başka sosyal güvenceleri olup olmadığını denetleme ve kontrol yükümlülüklerinin bulunması nedeniyle san ıklar ta rafından bildirim yapılmayarak sağlık karnelerinin kuruma iade edilmemesinin hile boyutuna ulaşan eylem niteliğinde olmadığı hususları gözetilerek, gerek dolandırıcılık gerekse de resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının oluşmadığı gerekçesine dayanılarak verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA),

2- Sanıklar Davut ve Hikmet haklarında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, Günay hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

SONUÇ / HÜKÜM

Sanıklardan Davut bakımından 18.01.2005; Hikmet yönünden 31.12.2004; Günay için 18.03.2005 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı sürelerinin geçtiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA); ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle (DÜŞMESİNE), 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/14917, K. 2013/17196, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/14917
Karar No
2013/17196
Tarih
11 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14918 K.2013/16825
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14921 K.2013/16210
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/14922 K.2013/32442
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/14923 K.2013/17273
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14924 K.2013/16815
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14926 K.2013/16208

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.