KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1533 E., 2013/20273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ve katılanın asker arkadaşı oldukları, sanığın olay tarihinden önce katılanı arayarak, altın bulduklarını ve elden çıkarmak için yardımcı olup olamayacağını sorduğu ve altınların fotoğrafını gönderdiği, katılanın, buna inanarak Denizli'ye geldiği, sanığın, katılana gerçek olan bir altını numune olarak gösterdiği, katılan da, yaptığı araştırmada elindeki bu altının gerçek olduğunu öğrendiği,
bunun üzerine tanesi 70 TL'den olmak üzere sanık ve teyzesinin çocukları olarak tanıttığı kimliği meçhul ... ve ... isimli kişilerle anlaştığı,... isimli meçhul kişinin, katılandan 6.800 TL para aldığı ve altınların evde olduğunu ve evden alıp geleceğini söyleyerek, katılanın yanından ayrıldığı, bir daha da sanık ve arkadaşlarına ulaşılamadığı, böylece sanığın kimliği meçhul kişilerle işbirliği yaparak,
haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1533, K. 2013/20273, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama