KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/15335 E., 2013/2935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesinin 8.fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11.fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, yapılan açıklama ışığında asli ve kesintili zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun arkadaşları ile birlikte Endüstri Meslek Lisesi spor salonunun pencere demirini kesip içeri girerek hırsızlık yapmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin kamu malına zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümler ayrı ayrı ele alınarak bu şekilde belirlenen sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekliliğine uyulmaması,
Kabule göre de;
2)5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35.maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7.maddesi uyarınca, fiili işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmemesi halinde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/15335, K. 2013/2935, 19 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama