KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1558 E., 2013/14387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkla katılanın tanıştıktan yaklaşık 5 ay kadar sonra evlenmeye karar verdiklerinden aynı evde birlikte yaşamaya başladıkları, katılanın evlenmeden önce sanığa 5000 TL’lik ziynet eşyası aldığı, 45 gün kadar birlikte yaşadıktan sonra katılanın, sanığın başka biriyle evli olduğunu öğrenmesi üzerine aralarında çıkan tartışmanın ardından evden ayrıldığı, aynı gün eve döndüğünde sanığın 5000 TL’lik ziynet eşyası ve paraları alarak evi terk etmek suretiyle haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın, katılanla evlenme niyetiyle görüştüğünü, bir başkasıyla evli olduğunu ve boşanma davalarının devam ettiğini katılanın bilmesine
rağmen kendisine evlenme teklifi ettiğini, birlikte yaşadıkları süreçte kendisine şiddet uyguladığından evi terk ettiğini, evden ayrıldığında da bilezikleri bizzat katılana verdiği yönündeki savunmalarının aksine bir delilin bulunmaması, aynı mahallede yaşamaları nedeniyle katılanın, sanığın bir başkasıyla evli olduğunu bilmediğine yönelik beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olması, 2008 yılının başından sonuna kadar kesintili olsa da bir gönül ilişkisi içerisinde olmaları hususları birlikte gözetildiğinde, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1558, K. 2013/14387, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama