KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/16443 E., 2014/8476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ile şikayetçi firma arasında biçerdöver ve çeltik ataçmanı kiralanması konusunda 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine göre, finansal kira sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede belirtilen ödeme planındaki kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle kiralayan şikayetçi firma tarafından kira sözleşmesinin feshedilerek, fesih ve teslim ihtarnamesinin sanığa tebliğ edildiği, tebliğe rağmen sanığın kiraladığı suça konu aracı teslim etmeyerek ticari ilişkiden doğan güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ile şikayetçi firma arasında 10.04.2006 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi yapıldığı,
bu sözleşmeye dayanarak ödeme planı düzenlendiği, sanığın kira borcunu ödememesi üzerine, şikayetçi firma tarafından, borcu ödemediği takdirde aracı iade etmesi için ihtarname çekildiği, tebliğe rağmen, borcunu ödemeyerek aracı şikayetçiye teslim etmediği, sanığın ifadesinde, durumu olmadığı için ödeme yapamadığını ve aracı teslim etmediğini kabul ettiği, sanık savunması ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun yasal unsurları oluştuğundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulunde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça etki eden belgelerin onaylı suretlerinin dosya içinde bulunması, diğer belgelerin onaylanmamış olmasının sonuca bir etkisi bulunmayacağı dikkate alınarak, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/16443, K. 2014/8476, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama