KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1714 E., 2013/14643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz senedi kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın bir süre sanık ...'ın gayrimenkulünde kiracı olarak kaldığı ve o dönemde kira borcuna karşılık 10.04.2005 tarihli, 10.05.2005 vadeli 2700 TL.lik, 10.06.2005 vadeli 2700 TL.lik, 10.07.2005 vadeli 1800 TL.lik, 10.08.2005 vadeli 1800 TL.lik, 10.09.2005 vadeli 1800 TL.lik ve 10.10.2005 vadeli 1800 TL.lik bonolan verdiği, söz konusu bonoların ödenmemesi nedeni ile sanık ... tarafından 24.02.2006 tarihinde katılan aleyhine suça konu bonolara istinaden takip talebinde bulunduğu,
daha sonra aynı bonoların sanık ... tarafından alacak borç ilişkisi nedeniyle diğer sanık ...'e ciro edilmesi üzerine bu sanık tarafından da 28.03.2007 tarihinde yine katılan aleyhine icra takibine geçildiği, her iki icra dosyasına konu 6 adet bononun aynı olduğu böylece sanıkların atılı suçu işledikleri iddia edilmiş ise de; sanık ...'ın suça konu senetleri 24/02/2006 tarihinde takibe koyduğu daha sonra bunları diğer sanık ...'a ciro ettiği ve onun tarafından da 28/03/2007 tarihinde takibe konulduğu tahsil tarihinin 16/10/2007 tarihi olduğu, senetlerin hangi aşamada
olursa olsun bedeli tahsil edildikten sonra icraya konulmadığı, bedeli tahsil edilmeden önce icraya konulmuş olduğu, katılanın söz konusu senetler hakkında yapılan takiplere ilişkin dosyaların dışında ödediğine dair bir iddiasının yada buna ilişkin bir belgesinin bulunmadığı anlaşıldığından, savunmalarının aksini gösterecek her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı nitelikte kanıt elde edilemediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1714, K. 2013/14643, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama