KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/17205 E., 2014/10210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın şeker hastası olduğu, bu nedenle ilaç alıp tedavi olmak için sanığın sağlık merkezi olarak çalıştırdığı iş yerine gittiği, burada sanığın katılana kendisini iyileştireceğini söyleyip, doğal olduğunu belirtiği ilaçları verdiği, akabinde bunların karşılığında 500 TL nakit, 800 TL'lik de senet aldığı, bu şekilde sanığın iyileştiremeyeceği bir hastayı, bu vaat ile kandırarak menfaat sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suça konu olayın iki taraf arasında gerçekleşen alım satım işlemi olduğu, sanığın hile olarak nitelendirilebilecek bir eyleminin olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette olduğu, atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/17205, K. 2014/10210, 22 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama