KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1753 E., 2013/14339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; canlı hayvan alım satım işi ile uğraşan katılanların önceden tanıdıkları tanık Şerafettin aracılığı ile, sanıkla canlı hayvan alımı için telefonda görüştükleri, sanığın hayvan alımında aracı olarak kendilerine yardımcı olacağını söylemesi üzerine sanığın ikametgahı olan Sarıkamış'a gittikleri, sanığın katılanları çeşitli köylere götürüp başkalarına ait satılık hayvanları gösterdiği, katılanın yerine pazarlık yaparak istedikleri sayıda canlı hayvanı aldığını söyleyerek katılanlardan toplamda 17.600,00 TL kaparo adı altında para aldığı,
ancak daha sonrasında söz konusu hayvanları çeşitli bahaneler bularak katılanlara teslim etmediği ve böylece dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1753, K. 2013/14339, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama