KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/18675 E., 2014/11349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/274547
- Mahkemesi
- Çivril Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 25/03/2010
- Numarası
- 2009/517 (E) ve 2010/239 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, alışveriş için Çivril pazarına geldiği, tenha bir sokakta sanıkların katılanın yanına gelerek eşini ve çocuklarını tanıdıklarından bahsettikleri ve katılana “biz s..... cemaatindeniz, babam vefat etti, hacca gitmek için para biriktirmişti, bu parayı Ramazan ayında hayır etmek için dağıtacağız, seni vekil ediyoruz ve sana güveniyoruz diyerek ceplerinden 5.000 TL civarında parayı çıkartarak katılanın elinin içine koydukları ve “hayır yapmak için vekil olman için senin de bize bir şey vermen lazım” demeleri üzerine katılanın da kolunda bulunan iki adet bileziği sanıklara verdiği,
sanıkların, katılana, eşini tanıdıklarını, bu parayı eşinin fakir tanıdıklarına dağıtacaklarını söyledikleri ve bilezikler ile birlikte katılana verdikleri parayı hayır için dağıtma bahanesiyle geri aldıkları, ardından sırayla katılanın yanından ayrılarak bir daha geri gelmedikleri, böylece sanıkların, dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin,
5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/18675, K. 2014/11349, 9 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama