KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/19238 E., 2014/12087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, Denizli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı serbest muhasebeci olarak Çal ilçesinde çalıştığı, katılanın manifatura işi yaptığı, işletme defterinin sanık tarafından tutulduğu, bir süre sonra katılanın işletme defterini sanıktan geri aldığı, fakat faturalarını almayı unuttuğu, sanığın yazıhanesine gittiğinde sanığın ilçeden ayrıldığını öğrendiği, katılanın faturalarını almak için noter ihtarnamesi gönderdiği, ancak sanığın ilçeyi terk etmiş olması sebebiyle katılana ait evrak ve faturaların iade edilmediği, bu suretle sanığın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
katılan ...'ın, sanığa ulaşamaması üzerine ... Noterliği vasıtasıyla gönderdiği ihtarnamenin adresten ayrılması sebebiyle sanığa tebliğ edilmeden merciine iade edilmiş olduğu, ancak sanığın yargılama aşamasında da katılana ait evrak ve faturalar iade etmediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Temel hapis cezası takdiren ve teşdiden denilmesine rağmen alt sınırdan takdir ve tayin olunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Yapılan Yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde “hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” hükmünü içerdiği gözetilmeden, adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/19238, K. 2014/12087, 17 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama