KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/19622 E., 2014/12199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, 26/04/2005 ile 12/06/2007 tarihleri arasında şikayetçi şirkette, sigorta acentesi olarak faaliyet gösterdiği, faaliyet gösterdiği bu dönem içinde 2006 ve 2007 yıllarında şikayetçi şirket adına düzenlediği sigorta poliçelerinden tahsil ettiği ve şikayetçi sigorta şirketine ödemesi gereken toplam 550.901,19 YTL sigorta primini şirketin istemesine rağmen ödemediği, bunun üzerine şikayetçi şirketin sanık ile yaptığı sigorta acentelik sözleşmesini feshedip ihtarname çektiği, haricen de istediği halde sanığın tahsil ettiği sigorta primlerini şikayetçi şirkete teslim etmediği,
sanığın adreslerini terk ederek kaçtığı, sanığın bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayet dilekçesi, acentelik sözleşmesi, fesihname, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/19622, K. 2014/12199, 18 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama