KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/20070 E., 2014/12523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan ...’e ait marketten alışveriş yaptığı, burada yaptığı 5 TL’lik alış veriş karşılığında tezgaha 50 TL bıraktığı, kasiyer tanık ...’in para üstü hazırlamaya başlaması üzerine, bozuk para verebileceğini söyleyerek tezgaha koyduğu 50 TL’yi istediği, kasiyerin parayı almadığını söylemesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, tartışmayı gören katılan ...’ın markete ait güvenlik kamerasını incelediğinde sanık kasiyere verdiğini iddia ettiği parayı kasiyerin görmediği bir anda kemerine sıkıştırdığını anlaması üzerine sanığın olay yerinden ayrıldığı, sonrasında sanığın başka bir olay nedeniyle yakalandığı,
sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uyarınca, hükmolunan adli para cezasından indirim yapılırken, 273 gün yerine, hesap hatası yapılması suretiyle 270 gün olarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas alınan Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.02.2005 tarih, 2004/968 E., 2005/368 K. sayılı mahkumiyet kararının, karar tarihi itibariyle kesin hüküm niteliğinde olduğu, CMUK'nın 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/20070, K. 2014/12523, 23 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama