KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/242 E., 2013/13568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın müşteki...Hipermarket elektronik bölümünde sorumlu görevli olarak çalıştığı olay tarihinde kameraların bulunduğu reyonun stant anahtarını açarak 3 adet Sonny marka kamerayı gıda deposuna götürdüğü burada karton ambalaja sakladıktan sonra bahçeye attığı mesai bitiminde giderek bunları alıp daha sonra toplam 900 TL karşılığı tanımadığı bir şahsa sattığı anlaşılmakla güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-Hükmolunan 10 ay hapis cezasının ertelenmiş olması karşısında, TCK’nın 53/3 maddesi gereğince, aynı maddenin 1.fıkrasının “c” bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/242, K. 2013/13568, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama