KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/2717 E., 2013/16735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan kurum olan Kooperatifte sekreter olarak görev yaptığı, iş yerinden ayrılmasına yakın tarihlerde anneannesi olan ...'in banka hesabına kooperatiften ihraç edilen bir üyeye yapılan ödemeymişçesine 2.500 TL'nin havale edilmesinin sağlandığı, bunu yaparken de kooperatif ikinci başkanı ve muhasip üyenin imzalarını içeren başka yazıları bilgisayarda değiştirerek bu kişiler tarafından verilmiş gibi kooperatif adına sahte ödeme talimatları düzenleyerek faks ile bankaya bildirdiği,
yine sanık ...'nın değişik tarihlerde dört kez diğer sanık ...'in İş Bankası Karşıyaka şubesindeki hesabına kooperatif hesaplarından havale yolu ile para gönderdiği, bunu yapmak için de yine kooperatif yöneticilerinin imzaları bulunan başka yazıların içeriğini değiştirip sahte ödeme talimatları yazarak faks ile kooperatifin hesabının bulunduğu bankaya gönderdiğinin belirlendiği, sanık ...’nın zincirleme suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği tüm dosya kapsamı ile sabit olmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Cumhuriyet savcısının son oturumda, 22.12.2010 tarihli mütalaasını tekrar ettikten sonra, mahkemece söz konusu mütalaanın okunduğu ve sanık müdafine esas hakkındaki savunması sorulmasından sonra, son beyanın sanık müdafi tarafından yapıldığının anlaşılması karşısında, sonuca etkisi olmayan bu yönlerden bozma talep eden teblignamede ki 2 ve 3 nolu düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/2717, K. 2013/16735, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama