KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/292 E., 2013/13434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, İngiltere'ye gitmek için ... almak isteyen katılana, gerekli işlemleri kendisi adına yapıp ... alacağını söyleyerek karşılığında 2.000 dolar istediği, katılanın da 2.610 TL parayı üç ayrı seferde banka havalesi ile sanığın hesabına gönderdiği, ayrıca pasaportunu da sanığa teslim ettiği, sonrasında sanığın ortadan kaybolduğu ve katılanın tüm aramalarına rağmen sanığa ulaşamadığı, parasını ve pasaportunu da geri alamadığı şeklindeki olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş;
katılanın sanığa 2.610 TL'yi banka havalesi ile gönderdiğinin dosya arasında örnekleri bulunan banka dekontlarından anlaşılması ve sanığın da ... işlemlerini gerçekleştireceğini söyleyerek katılandan para aldığını ikrar etmesi karşısında; ...'ın tanık olarak dinlenilmesinin dosyaya bir yenilik getirmeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/292, K. 2013/13434, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama