KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/387 E., 2013/13641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın ... namazı nedeni ile işyerinde olmadığı bir sırada gelerek katılanın annesine servisten geldiğini, bilgisayar ekranını götürüp büyüğünü getireceğini söylediği, o sırada katılanın akrabası olan tanık ...'nin de işyerine geldiği, ona da aynı şeyleri söyleyerek ekranı sökmek için yardımını aldığı, tanık ...'ın yenisini getirdikten sonra ekranı götürmesini istemesi üzerine işyerinden ayrıldığı, tanık ...'ın da dışarı çıkması üzerine sanığın tekrar içeri girerek servisin geldiğini söyleyip gazeteye sardığı ekranla birlikte ortadan kaybolduğu somut olayda teşhis tutanağı, tanık beyanı ve sanığın savunmasına göre dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen,
yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 360 tam gün olarak tayin edilmesi ile hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK'nın 61/8 maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/387, K. 2013/13641, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama