KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/3917 E., 2014/202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2011/297903
- Mahkemesi
- Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 29/03/2011
- Numarası
- 2010/352 (E) ve 2011/198 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan B.Ç..'nın damadı olan sanık Y. B..'in, F. B..B. Ç.. adıyla iş yeri açıp katılandan çek ve senet düzenleme yetkisi de içeren vekaletname alarak katılan adına iş yerini idare etmeye başladığı, bu dönemde gerçek bir alışveriş olmadığı halde, katılan adına çok sayıda çek ve senedi düzenlediği, yine diğer sanıklar K. K.. ve M.
P..'a da çek ve senet verip katılan aleyhine icra takibi yapılmasına neden olduğu, adı geçen sanıklarında sanık Yılmaz'ın eylemine yardımcı olmak suretiyle birlikte hizmet nedeniyle güveni kötüle kullanmak suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de; sanık Y. Bi..'in, İzmir ..
Noterliğinin 851 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile katılan tarafından kendisine verilen yetkiye istinaden suça konu çek ve senetleri düzenlediği, bu nedenle sanıklar ile katılan arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette olduğu anlaşılmakla, sanıklara atılı suçun yasal unsuru oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/3917, K. 2014/202, 14 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama