KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/5141 E., 2013/17441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Katılanın üzerine kayıtlı otomobilini sanık ...'ın kızı üzerine kayıtlı otomobil ile takas edip ilaveten 1.500 TL para verdiği, katılanın otomobilinin devrini 21/04/2010 tarihinde sanığın yönlendirmesi ile ... isimli şahsa verdikten sonra bu kez satın aldığı otomobilin devrini üzerine almak üzere sanıklarla birlikte Emirdağ Noterliğine gittiğinde sanık ... adına kayıtlı bulunan otomobilin trafik kaydına Çivril Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/01/2010 tarihinde konulmuş olan ihtiyati tedbir kararının bulunması nedeniyle devrin yapılamadığı,
sanıkların otomobillerinin trafik kaydı üzerinde tedbir kararı olduğunu bilmelerine rağmen katılan ile takasa girip katılanın otomobilini alıp, kendilerinde bulunup katılana vermeleri gereken otomobili de katılana teslim etmeyip haksız olarak menfaat temin ettikleri iddia olunan olayda, sanığın kızı olan sanık ... adına kayıtlı araç üzerinde şerh olduğunu katılana söylediğini, katılanın aracını takas yoluyla satın almadığını, aracın devrinin ...'a yapılmasını istemediğini savunması ve ...'ın suça konu aracı eşi ...'ın sanık ... 'dan 2.500 TL karşılığında satın aldığını,
devrinin katılan tarafından yapıldığını beyan etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından katılanın belirttiği şekilde sanıklar hakkında aynı nitelikte dava açılıp açılmadığı araştırılarak bulunması halinde dosyaların celp edilerek incelenmesi, ...'ın tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sanığın aracın devrini sağlayamaması nedeniyle katılandan aldığı parayı iade etmediği hususları da gözetilerek toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/5141, K. 2013/17441, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama