KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/714 E., 2013/13794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık .... şirketinin ortağı ve müdürü olduğu, şirkette 2007 yılı Mayıs ayından itibaren işçi çalışmadığı gibi üretim de yapılmadığı, şirketin tek faaliyetinin ürünlerin hazır alınıp satılması şeklinde olduğu, sanığın, şirketin kâr etmemesine rağmen ablası olan diğer sanık ...
Neriman Bayındır'ın yaşlılık aylığını yükseltmek amacıyla prime esas kazancını en üst düzey ücretten göstermek suretiyle gerçeğe aykırı aylık prim ve hizmet belgesi düzenleyip elektronik ortamda SGK kurumuna gönderdiği, bu şekilde vermiş olduğu bildirgeye göre sanıkların haksız menfaat temin etmek istediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemeleri, olay tarihinde şirketin faaliyette olduğunun ve kâr ettiğinin vergi kayıtlarından anlaşılması,
tanık ...’in, sanık ...’ı çalışırken gördüğünü belirtmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/714, K. 2013/13794, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama