KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/752 E., 2013/13795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Katılan ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay CGK’nın 13.03.2012 tarih ve 2011/6-386-2012/99 E-K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, katılanın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesiyle yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca “tefhim” kelimesine de yer verilmesinin, katılan açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki katılanın süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinde, bu ifadenin kendisini temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı,
ayrıca 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre katılana yapılan tebliğin de usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, temyizin süresinde olduğunu belirleyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Katılanın yokluğunda verilen hükmün, 04.06.2009 tarihinde kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 24.06.2009 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-O yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin
dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri
şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ...'in, katılan ...'in şirketinde çalıştığı sırada, Tepetaş şirketi yetkilileri tarafından düzenlenen 10 Ocak 2006 keşide tarihli, alacaklısı Çolakoğlu Madencilik, keşidecis...İç Dış Tic. Taah.
A.Ş. olan Vakıfbank ... şubesine ait 14.000 TL’lik çekin katılanın işyerinde olmaması nedeniyle sanığa verildiği, katılan ...'nün talimatı ile borcun ödenmesi için benzinliğe İbrahim tarafından götürüldüğü, ancak benzinlik sahibi tarafından çekin arkasında ciro bulunmaması ve keşide tarihinin bayramın 1. gününe denk gelmesi nedeniyle kabul edilmemesi üzerine katılanın, sanığa çekin kendisinde kalmasını söylediği, ancak sanığın çeki göndermeyerek çekle beraber ...'a gittiği, daha sonra da ...'e çeki bulamadığını söylediği,
...'in 27.12.2005 tarihinde ...'ta oto kiralama ve sigorta acenteliği yapan şikayetçi ...'nin işyerine giderek bir günlüğüne araba kiraladığı, kiraladığı arabanın parasını ödediği, daha sonra 02.01.2006 tarihinde tekrar aynı işyerine gidip bir aylığına araba kiralayacağını, parasını da peşin ödeyeceğini suça konu çeki bankadan kırdırıp kırdıramayacağını sorduğu, bankada çeki kırdıramayan ...'nin, ... isimli arkadaşından bunu yapmasını istediği, teklifi kabul eden ...'nin ... ...
Şubesi'nden çeki teminat göstererek ticari kredi aldığı, çek bedelinin % 80’i olan 11.200 TL’nin banka tarafından ...'ye ödendiği, bu paranın 1.190 TL’sinin ...'ye, geri kalanının sanığa verildiği, sanık tarafından çekin bulunamadığı söylenerek ...'e verilmemesi nedeniyle, katılanın.. şubesine çekin çalındığından bahisle 06.01.2006 tarihli dilekçe gönderdiği, 17.01.2006 tarihinde ise, çekin katılan ... tarafından bankaya ibraz edilmesi sırasında çekin karşılıksız çıktığının anlaşıldığı, bu şekilde sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın katılan ...’nün talimatı doğrultusunda benzinliğe çeki götürerek borcu karşılamak istediği yönündeki savunmalarının katılan tarafından doğrulanması, bilahare çekin kırdırılması üzerine katılanın, çekin çalındığı iddiası ile bankaya ve savcılığa başvurmasına rağmen çekle ilgili olarak herhangi bir iptal davası açmaması, jandarma kriminal raporunda çekin arkasındaki ciro imzasının katılanın kuzeni
olan Osman Çolakel’in imzasına benzemekle birlikte sağlıklı kanaate ulaşılamadığının belirtilmesine karşın, sanığın imzası olmadığının kesin olarak ifade edilmesi, nama yazılı
çekin herhangi bir şekilde ciro edilmeden üçüncü şahsa verilemeyeceğini bilmesi gereken katılan ...’nün talimatı nedeniyle sanığın anlatımlarının oluşa uygun olması, kaldı ki, Tepetaş şirketi tarafından verilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, Tepetaş şirketinden olan alacağını karşılamasının mümkün olması nedeniyle katılan ...’nün zararına bir durumun da oluşmaması hususları gözetilerek, sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.09.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Katılan ...'in ... yerinde şantiye şefi ve ... makinesi operatörü olarak çalışan sanığın, katılanın ...'da bulunduğu sırada ... yerine gelen ve Adli Emanetin 2006/95 sırasında kayıtlı 10 Ocak 2006 keşide tarihli, alacaklısı ....Madencilik keşidecisi ... olan Vakıfbank ...
Şubesine ait 14000 TL tutarındaki çeki aldığı, katılanın sanıkla yaptığı telefon görüşmesinde; çekin arkasına şirket ortağı ve amcasının oğlu olan... imzalattırıp benzin istasyonuna olan borçlarını bu çekle ödemesini istediği halde, bunu kabul eden sanığın çeki benzin istasyouna götürdüğü ancak istasyon sahibinin çekle ödemeyi kabul etmemesi üzerine katılanla yaptığı ikinci telefon görüşmesinde katılanın önce çeki ...'a ve kendisine göndermesini daha sonra da sanıkta kalmasını istemesine rağmen, Sanığın çeki İstabul'a göndermeyerek ... isimli şahıştan bir günlüğüne kiraladığı ve daha sonra da kiralayacağı otolar için kırdırmak istediği.
Bu çerçevede ...'nin ... isimli tanık aracılığıyla ... ... Şubesinden ... adına çekilen kredinin teminatı olarak gösterilmek suretiyle 14.000 TL tutarındaki bu çek ile 11.200 TL kredi alınarak bu
paranın 11.900 TL'sinin kiralanan otonun bedeli olarak ...kalan kısmının ise sanığa verildiği iddia ve kabul edilen somut olayda;
Katılan ... beyanlarında; telefonda sanığa çekin kendisinde kalmasını ve çeki bozdurmak istemediğini belirtmesi, çekteki cironun... ait olmadığının anlaşılması, katılanın çek hesabının bulunduğu bankaya 06.01.2006 tarihli dilekçe ile çekin çalındığından bahisle başvuruda bulunması, 17.01.2006 tarihinde çekin karşılıksız çıktığının anlaşılması ve bu çekin katılana iade edilmemiş olması nedeniyle katılanın çekten ... alacağının tahsili için hukuki yollara başvurmasının engellenmiş olması nedeniyle zarar görmüş olması karşısında;
Sanığın katılanın alacaklısı olduğu çeki zilyetliğinin devri amacı dışında katılanın devir iradesi ve onayı bulunmaksızın kendi yararına bozdurarak tasarrufta bulunmak suretiyle üzerine atılı güveni kötüye kullanmak suçu sübut bulumuş iken mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine ilişkin yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekirken beraat kararının onanmasına dair çoğunluk görüşüne karşıyım. 23.09.2013
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/752, K. 2013/13795, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama