KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/766 E., 2013/14720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, hazır beton işi yaptığını bildiği müştekiyi olay tarihinden bir gün önce arayarak kelepir olarak tanımladığı bir beton mikserin icra kanalıyla satılacağını, bunu kendisine alabileceğini söylediği, müştekinin kardeşi olan tanık ...'i miksere bakması için sanığın yanına gönderdiği, sanığın Yenimahalle yediemin deposunda bulunan mikseri tanığa gösterdiği, olay günü müşteki ve tanığın satışın yapılacağı mezat salonuna gittikleri, ancak sanığın satışın mikserin bulunduğu ... yediemin deposunda yapılacağını söyleyerek tanık ve müştekiye oraya gelmelerini söylediği, tanık ve müşteki yediemin deposuna geldiklerinde sanığın bir ticari taksi ile yanında icra müdürü olduğunu söylediği ve ismi belirlenemeyen bir kişiyle birlikte gelerek ihaleyi aldıklarını, icra işlemlerinin tamamlandığını,
100.000 TL değerindeki mikserin %20'sinin peşin olarak ödenmesi gerektiğini söylediği, bu sırada takside bulunan şahsın bir takım belgeler düzenlediği, müştekinin 20.000 TL'yi sanığa vermesinin ardından kimliği belirlenemeyen şahsın adliyede işlemlerin devam edeğini söyleyerek ticari taksi ile uzaklaştığı, sanığın müşteki ve tanık ile şirkete gidip yemek yedikten sonra makbuzu getireceğini söyleyerek yanlarından ayrıldığı ve ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezası tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/766, K. 2013/14720, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama