KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/8009 E., 2013/13902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında yazılmayan "dolandırıcılık" suçunun mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, ortak ... yapmak için anlaştığı sanığa 50.000 TL vererek karşılığında 05.04.2006 tanzim, 12.07.2007 vade tarihli ve 50.000 TL bedelli senet aldığı, borcun ödenmemesi üzererine bahse bonuyu senedin icra takibine konulduğunda imzanın sanığa ait olmadığının tespit edildiği, böylelikle sanığın farklı imza atmak suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilmiş ise de; soruşturma evresinde düzenlenen 08.07.2008 ve yargılama
esnasında tanzim edilen 04.11.2009 tarihli uzman bilirkişi raporlarında; suça konu senetteki borçlu ... isim ve el yazılarının sanığın elinden çıktığı, ancak borçlu imzalarının sanık ...'ın eli mahsulü olduğuna dair tespit ve bulguların mevcut olmadığı, bu nedenle imzaların teknik olarak borçlu sanık ...'ın eli mahsulü olduğu konusunda tespit edilemediği, ayrıca bahse konu senetle ilgili olarak katılan tarafından ...
10. İcra Müdürlüğünün 2007/7188 esas sayılı takip dosyasında sanık aleyhine icra takibi başlatılması üzerine sanık vekili tarafından imzaya itiraz edildiği, ...
16. İcra Mahkemesinin 2007/710 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama sonunda, 27.11.2007 tarihinde itirazın kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 25.02.2008 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/8009, K. 2013/13902, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama