KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/810 E., 2013/14027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın ...'na sunulmak üzere Kartal Nüfus Müdürlüğü'nden 08.03.2007 tarihinde nüfus aile kayıt tablosu aldığı, Kartal Nüfus Müdürlüğü tarafından düzenlenen bu belgede sanığın annesi ...'ın sağ olmasına rağmen sanığın aldığı resmi belgeye annesinin 02.03.2007 tarihinde öldüğüne dair şerh düşüp sahte kayıt oluşturarak 21.03.2007 tarihinde posta ile ... Başkanlığı'na dilekçe ile müracaat ederek annesinin 3210639177 tahsis numarası ile aylık almakta iken vefat ettiğini, dolayısıyla maaşının üzerine devredilmesini talep ettiği olayda;
Sanığın, yaptığı savunmada; annesinin gerçekten şerh düştüğü 02.03.2007 tarihinde öldüğünü, çevresindekilerin kendisine ölüm kaydı için dava açması gerektiğini bunun da beş yıl sürebileceğini söylemeleri üzerine; usulüne uygun olarak aldığı nüfus kaydına ölüm tarihini kendisinin eklediğini açıkladığı, ... yetkililerin tahrifatı hemen farkettikleri ve sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, ...'ın hükümden sonra alınan yeni tarihli nüfus kaydından gerçekten 02.03.2007 tarihinde öldüğünün anlaşıldığı, dolayısıyla belgede sahtecilik suçu açısından nüfus kaydında yapılan tahrifatın iğfal özelliğinin bulunmadığı;
dolandırıcılık suçu açısından yapılan hilenin aldatıcılık niteliği taşımadığı ve sanık üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/810, K. 2013/14027, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama