KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/8830 E., 2013/17306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda: sanığın katılana ait mağazada işçi olarak çalıştığı taksitli satışların yapılması ve taksitli ödemelerin tahsili işinde görevli olduğu, 25.11.2003 tarihinden 20.09.2005 tarihine kadar 44 müşteriden tahsil ettiği toplam 55.387.69 TL'yi müşteri hesaplarından düştüğü halde işyeri kasasına dahil etmeyerek mal edindiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği anlaşıldığından sanığın eyleminin zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı 24.09.2010 günü tefhim edilen hükmü temyiz etmediği, ancak sanığın yokluğunda verilip 11.01.2011 tarihinde tebliğ olunan 24.09.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 19.01.2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
a-Meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Sanık tarafından, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal edilmesi suretiyle, mağdurdan ayrı ayrı birden fazla kez menfaat temin edilmesi karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Sanık hakkında hükmolunan cezaların alt sınırdan tayin edildiği belirtilip bu kabul uyarınca hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde ayrıca gerekçe gösterilmeden aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 10 gün olarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/8830, K. 2013/17306, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama