KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/907 E., 2013/14516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın müştekiye ait telefonu arayarak önce kendisini tanıtmayıp telefona çıkan müştekinin eşinin ... senmisin demesi üzerine evet benim dedikten sonra telefonu alan müştekiye “dayı ben ... 250 TL para lazım” deyip, müştekininde askerde olan yeğeni olduğunu sandığı sanığın bildirdiği isme PTT vasıtasıyla 250 TL gönderdiği anlaşıldığından sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Sanık hakkında tayin olunan gün adli para cezasının TL cinsinden adli para cezasına çevrildiği sırada 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesinin kararda belirtilmemiş olması sonuca etkili olmadığından, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/907, K. 2013/14516, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama