KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/13039 E., 2015/26938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kendisini .... Üniversitesi'nde görev yapan “Profesör.... ” olarak tanıtan ve müştekiyi Karayollarında memur olarak işe başlatacağını vaad ederek işlemleri takip edeceğini beyanla telefonla irtibat kurdurttuğu ... ismini kullanan şahıs vasıtasıyla, işe girmek için gerekli bilgisayar programcısı belgesinin temini bahanesiyle istettiği 1200 TL'yi müştekiden alarak ortadan kaybolduğu,
bu surette dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen somut olayda, sanığın kaçamak yollu savunmaları, müşteki ve tanık beyanları, 31.07.2008 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla mahkemenin mahkumiyete yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; bu nedenle tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine ve ''dolandırıcılığa konu miktar nazara alınarak takdiren'' denilmek suretiyle temel adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesine yasal ve yeterli gerekçe gösterildiğinin anlaşılması karşısında, 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
6352 sayılı Kanunun 100 maddesi ile değişik CMK'nın 324/4 maddesi ek cümlesinin devlete ait giderlerinin 21/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarını Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderlerin devlet hazinesine yükletilmesine karar verilir, hükmüne rağmen terkin tutarı olan 20 TL altındaki yargılama giderinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/13039, K. 2015/26938, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama