KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/132 E., 2014/14135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın halı yıkama işiyle iştigal ettiği, olay günü adresini bildirerek temizlenmek üzere katılandan 3 halı teslim aldığı, belirtilen sürede halıları teslim etmediği, bunun üzerine katılanın, sanığın belirttiği adresi aradığı, ancak sanığın belirtilen adreste olmadığı, bunun üzerine karakola giderek şikâyetçi olduğu, karakol tarafından adresi tespit edilerek sanığa ulaşıldığı, sanığın çok sonra katılana ait 2 halıyı iade ettiği, ancak yeni olan 3. halıyı iade etmediği, kaybolduğunu söyleyerek katılana eski olan başka halı önerdiği, ancak katılanın kabul etmediği ve sanığın katılanın zararını karşılamadığı olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait
bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "30 gün" ve " 600 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/132, K. 2014/14135, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama